| Mendel Kanunu |
|
|
|
| Administrator tarafından yazıldı. |
| Çarşamba, 01 Ekim 2008 11:30 |
|
İŞTE KENDİ KENDİNİZE soracağınız bir soru daha. Babasının mavi gözlerini mi, yoksa büyük babasının resme olan büyük kabiliyetini mi alacağını düşünürken, ben size soya çekim ilminin nasıl doğduğunu ve bize neler verebileceğini bilmek gerekir. Geçen yüzyılın ortalarına doğru bir rahip Moravya’da, bir manastırın bostanında ufak bezelyeler yetiştiriyordu. Rahip yalnız basit bir bahçıvan değildi. Denemelerini, bilime olan merakı destekliyordu. Silizya’lı fakir bir köylünün oğlu olan bu rahip Viyana’dan diplomalar alarak, Brno’daki manastırda fizik dersleri vermeye başlamıştı. 50 yıl sonra üne kavuşfacak olan, henüz bilinmeyen profesör, Johan Gregor Mendel’den başkası değildi. Mendel iki çeşit bezelyeyi aşıladı: Bunlardan birincisi üstü perdahlı, ikincisi ise üstü kırışık bezelyelerdi. Bu ikisinden üstü birinci bezelye gibi düz olan yeni bir tür elde etti. Bu yeni türü aşılayarak ikinci bir tür meydana getirdi. İkinci türde % 75 - üstü düz, % 25 üstü kırışık bezelyeler vardı. Birinci türde görülmeyen üstü kırışık bezelyeler ikinci türde ortaya çıkmıştı. Düz ve kırışık olan bu iki karakterin kökünü.bezelyenin çoğalmayı sağlayan hücrelerinden başka nerede aramalı? Şüphesiz erkek hücreleri dişi hücrelerle rastlantı sonucu birleşip kuşaktan kuşağa geçen (bir şey) vardı ortada. Ne yazık ki hiç bir bilim adamı Moravyalı bu mütevazi rahibin buluşuna inanmadı. Johan Gregor Mendel yaşadığı gibi karanlıklar içinde öldü, gitti. Yeni bir bilimin Mendel ilkeleri üzerine kurulması için daha 20 -30 yıl beklemek gerekti. Bu bilime Amerikalı Morgan düzenli bir yön verdi. Morgan bir sinek sayesinde Mendel Kanunlarını inceliyor Amerikan iç harbine katılan generallerden birinin yeğeni olan Amerikalı Thomas Hunt Morgan (1866-1945) eski bir İngiliz ailesinden geldiği için otoriter ve sert huylu, şerefi bütün duygularına galip gelen bir kimseydi. John Hopkins üniversitesine gitmek üzere Kentucky kolejini bitirdiği sıralar kendisinin de hazır bulunduğu bir deney, bilimsel araştırmalarına başlangıç teşkil etmiştir. Anatomi uzmanı Wilhelm Roux kurbağa yumurtasının iki hücresinden birini yok etti. Yarım embriyon yaşamaya devam etti, canlı ve hareketli bir şekilde kurbağanın bir bölümünü meydana getirdi. Demek insanoğlu herhangi bir yumurtanın gelişmesini etkileyebilecekti. Bu fikir Morgan’ın kafasına iyice girdi. Colombia üniversitesinde bir kürsü sahibi olduğu zaman artık bundan başka şey düşünmez oldu. Fikirlerini ve gücünü soya çekim üzerine yöneltti ve aynı kuşaktan gelen mümkün olduğu kadar çok insan üzerinde deneme imkânları aramak için hayat süreleri kısa hayvanları sıçanlar, tarla fareleri, yabani güvercinler ve bazı bitki bitlerini de aldı. Bu sıralar aynı konuda, Harvard üniversitesinin bir bilgini tarafından incelenen böceğin, adını duydu: Drozofil veya sirke sineği denen siyah karınlı bir minik hayvana çürümeye başlayan meyvaların üzerinde rastlanıyordu. En önemli özelliği gözlerinin canlı ve parlak kırmızı renkte oluşu idi. On gün içinde, Drozofilin yumurtası bir sinek oluyor ve bütün hayatı 12 gün sürüyor, bir yılda 30 drozofil kuşağı birbirini izliyordu. Eğer biyoloji uzmanları 5 bin yıldan beri insanları incelemiş olsalardı, 1910′dan bu yana drozofil kuşaklarını inceleyerek soya çekim hakkında elde ettikleri bilgilerin aynına sahip olacaklardı. Morgan asistanlarına bu sineklerden birkaç düzine yakalattı ve bunları süt şişelerine koydu. 1909 kışında yeni türler bulma ümidiyle sinekleri her türlü anormal şartlar altında bıraktı; yumurtalara ve lavalara yüksek ısı verdi, yeni çıkan yavruları asitli ve alkalinli karışımlara batırdı, elektrik akımı geçirdi, fakat hiç bir sonuç alamadı. Sonra, 1910 yılının bir sabahı Morgan kırmızı gözlü sinekleri incelerken birden bir erkek sineğin gözlerinin beyaz olduğunu farketti. Yarım yüzyıl önce karışık ve düz bezelyeleri aşılayan bahçıvan rahip gibi, Morgan da beyaz gözlü erkek sineğin, kırmızı gözlü dişi sinekle birleşmesini sağladı. Onları, içinde muz parçaları bulunan bir süt şişesine ayırdı ve şişenin ağzını pamukla kapadı. 10 gün sonra şişeden kırmızı gözlü 1237 drozofil çıktı. Aynı şartlar altında Morgan kırmızı gözlü yeni sineklerin içlerinden bazı İcarını yeniden çiftleştirdi. Sonuç çok ilginçti. 10 gün sonra 3470 kırmızı gözlü 1150 beyaz sinek çıkmıştı ortaya. Mendel kanunu. (3 de 1) ispatlanmıştı . Meraklı bir öğrenci ve araştırıcı ekibinin de incelemelere katılmasıyla Morgan çalışmalarını genişletti. Fakat o zamanlar bilginlere özel bir ödenek verilmediğinden, Morgan sinekleri muzla beslemekten vazgeçti. Muzun yerine şekerli su, şerbet ve mısır unu lapası kullandı. Böylece en önemli buluş ortaya çıkmış oldu: Soya çekiminin sırrı kromozomların içinde saklı bulunuyordu. |


